RSS

CHP ve Cemaat’in Yolu Kesişir mi?

28 Ara

Kemal Kılıçdaroğlu

 Hikaye ya; Karadeniz’de bir hoca toplamış cemaati (kendi köy cemaatini) vaaz veriyor.

–          Ey Muhterem cemaat! İslami yaşantınıza dikkat edun, dininuzun peygamberunuzun kıymetini eyi bilun, bakun domuz eti yemek zorunda kalabilirdunuz!

Hikâyenin ana fikrine geleceğim lakin hiç olmadığı kadar hızlı bir gündem yaşıyor Türkiye. Gündemin değişimi her şeyin anlık olarak yansıdığı Twitter’dan bile takip edilemeyecek kadar hızlı değişiyor. Dershane meselesinden sonra, ki evveli de var, ivme kazanan olaylar aynı davada yürüyen/yürüdüğünü düşünen insanların birbirlerine düşman olmasına kadar geldi.

Görevlerinden alınan emniyet mensupları, yer değiştirilen müdürler ve daire başkanları, başsavcılardan gizli iş yürüten savcılar, evinde para olan banka müdürü, para transferleri iddiaları,  gözaltına alınması planlanan iş adamları, devletin adamlarına karşı yapılan sabaha karşı operasyonları, bakan çocuklarına karşı kurulan kumpaslar, top sakal çetesinin operasyonları önceden biliyor olması, bakandan habersiz toplanan HSYK, hepsinden önemlisi de yükselen faizler, dip yapan borsa ve 2 haftada ekonomideki kayıp miktarı olan 100 Milyar TL!

Bu konuların hakkında çok fazla şey yazıldı çizildi zaten. Bu kadar yoğun bir gündemi herkesin en ince detayına kadar takip etmesi imkânsız. İnanılmaz bir bilgi kirliliği ve yanlış yönlendirme var. Basit bir örnek verirsek; Zaman ve Bugün gazetelerinin internet sitelerinde son dakika haberi olarak çıkan TCDD Genel Müdürü’nün tutuklandığı iddiası. Aslında sadece Zaman ve Bugün’de çıkan haber doğruydu, tutuklama kararı çıkmıştı. Genel Müdür hakkında tutuklama kararı çıkaran savcı, kararı imzaladığı gibi haberi de ilgili yerlere(!) sipariş etmişti. Ama savcı işin geri kalanını getiremedi.

Muhalefetin kafası o kadar karışık ki, dün yalancı dediği savcılara ve emniyete sahip çıkmakla/çıkmamak arasında gidiyor geliyor. Olan biteni onların da anladığını düşünmüyorum. Sebebini en çok onlar merak ediyorlardır. Ama onlar için en önemli olanı kaos ortamından oy devşirmek, hesaplar bunun üzerine yapılıyor.

Kemal’in Cemaatle Teması

Ancak sadece Kemal KILIÇDAROĞLU bir şeyler biliyor ve CHP’li vekillerden bile saklıyor bildiklerini. Havaalanında giderken yaptığı açıklamada cemaatle görüşmeyeceğim diyerek gittiği Amerika’da 2. gün cemaatle bir araya geldi. Aynı gün Fethullah Gülen Hoca Efendi’nin geçen yıl vefat eden biraderine CHP’li vekillerin de bulunduğu heyet tarafından bir taziye ziyaretinde bulunuldu. Eniştem beni niye öptü diye sormadı mı kimse? Sordu da gündemde kaynadı gitti…

CHP Parti İçi Demokrasisi

Her yerde CHP’de parti içi demokrasinin olduğunu iddia eden, adayların teşkilatların ve delegelerin istediği aday doğrultusunda parti meclisi tarafından belirlendiğini söyleyen Kemal KILIÇDAROĞLU İstanbul, Ankara ve Hatay başta olmak üzere bazı il ve ilçelerde bu ön seçimlere gerek duymadı. Kendi gurup başkan vekili, Ankara adaylığı gündeme gelen ve kendisi de istekli olan Muharrem İNCE Kılıçdaroğlu’nu bu konuda ciddi manada eleştirdi.

Sadece üst yönetimlerden, vekillerden ve parti meclisinden değil tabanda da sağcı adaylardan dolayı ciddi rahatsızlıklar olduğu görüldü. Sağcı adaya tepki olarak istifa eden teşkilat kademeleri de CHP’de huzursuzluk meydana getirdi.

Peki Kılıçdaroğlu’nun amacı ne?

Görebildiğim kadarıyla Kılıçdaroğlu’nun 3 temel amacı var;

1-      Gezi olayları sürecinde, hiç olmadığı kadar kutuplaşan ülkemizde Kılıçdaroğlu’nun gördüğü şudur; Bu kadar kutuplaşmaya rağmen, ilk defa halkın çok büyük bir kısmının kendini sağcı veya solcu olarak tanımlamasına rağmen bu süreçte CHP’nin oyu anketlerde gözle görülebilir bir artışa ulaşmamıştı. Bunun farkına varan ana muhalefet lideri de CHP’nin merkezini sağa kaydırarak hem MHP’nin hem de AK PARTi’nin oylarını hedef aldığı için sağ adayları tercih etmiştir. Tabi bu oy kokan hareketler tabanda karşılık bulabilecek midir? Tartışılır.  İstanbul’daki Sarıgül seçeneğinin sebebi farklıdır. Sarıgül’e geçen yıl patronlar karar vermişti. Zaten CHP Sarıgül’e karar vermedi, Sarıgül CHP’ye karar verdi. Bu durumdan anlaşılabilir durumun vahameti.

2-      Hazır Cemaatle AK PARTİ’nin arası açılmış. Cemaat, siyasette fiziken olmadığına göre bu boşluğu birilerinin doldurması lazım diye düşünmüş olacak ki  “-been!” dedi Kemal Kılıçdaroğlu ve bir zamanlar DSP’ye aleni destek verildiğini de biliyor. Cemaat ise en güçlü olamadığı yerde güçlü ikinci olarak yer almak isteyebilir.

3-      Kasetle ana muhalefet liderliğine gelen biri için oy, kavgadan gelmiş, kaostan gelmiş çokta önemli değil. Yeter ki oy gelsin tükürdüğümü bile yalarım dedi dershaneler konusunda.

Gelelim Hikâyeye…

Hoca cemaate konuşurken hala kendi değerlerini düşünüyor. Kendi kişiliğini ve kimliğini belirleyen sosyal, politik ve ahlaki değerlerine göre hareket ediyor.  Kemal Kılıçdaroğlu kendi değerlerini aşmış biri zaten, onu sorgulamıyoruz da “bizim” dediğimiz adamlara ne oluyor onu anlamaya çalışıyoruz.

Herkes soruyor ben de sorayım; bu olayların kazananı kim? Kaybedeni kim?

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: 28 Aralık 2013 in Gündem, Genel

 

Etiketler: , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: